BİN MÜJDEM VAR A DOSTLAR !

Bir eğitim sezonu daha bin sevinçle  tatile girerken, aynı güzel günlerde mübarek Ramazanı da kucaklıyoruz bin şükürle. Hayatlarımız, seçimdi, sistemdi, sınavdı, dertti, tasaydı diye süper bir hızla aka giderken, ne hoş bir duraktır yaz tatili, ne hoş bir şükür zamanıdır Ramazan…
 
Elbette sağlığa, dirliğe, mutluluğa, sofradakilere gelen bin şükrün bereketidir Ramazan. Ama bir de benim gibi evdeki televizyona ve telefona dantel örtüler dikilmiş bir neslin halen genç olanlarına has öyle şükürler vardır ki, sadece idraki bile yaşama sevincinin bereketini bine katlar. Halen yağmur ile serinleyen bir Mayıs ayında, bir yandan kulaklarım bültenlerde Hindistan sıcaklarında hayatlarını kaybedenlerin ahlarını işitirken, parmaklarım tuşların üzerinde müjdeleri aramakta hiç zorlanmıyor. ‘Yaz geldi halen yağmur var’ diye yerinmek de bizim, ‘Çok şükür yağmurun bereketine’ diye sevinmek de bizim...
 
Bir eğitimcinin süzgeciyle anıp, paylaşmak istedim fikr-i Ramazanı sizlerle. Sizce de şükür, her gün önümüzden geçerken düşünmeden tükettiklerimizi düşünebilme ayrıcalığı değil midir? Bugünlerde kurguladığımız ve hatta sistemleştirdiğimiz ‘farkındalık’ kavramının ta kendisi değil midir şükür? O zaman, eskiden şöyle güzeldi-böyle iyiydi diye yerinirken, var olduğu anı yitirenler için gelsin bin müjdeye açılan temennilerim.
Şükürler olsun ki; tüm dostuma ve tanıdığıma, günün deyimiyle bir tık uzaktayım. Önümüzdeki Perşembe’nin hava durumu konusunda fikir sahibiyim, Fizan’da kaybolsam cebimde navigasyon var, nenemin dizi ağrısa sorunu nette sorgular bin deva üretirim, eve yetişemezsem pideyi yemek sepetinden getirtirim, istersem Ramazan’a ait tüm güzel sözleri alfabetik olarak sıralatır/ istersem ilahilerle ruhumu dinlendiririm. Şükürler olsun, Allah akıl fikir versin diye dökülen binlerce dua kabul olmuş ki, böyle bir 2017, binlerce müjdem ve binlerce şükrüm var…
 
Elbette hayata dair müjdelerimin arasında, şahsıma dair müjdelerim de var paylaşacak. 5-6 ay kadar önce bir kariyer sayfamı daha noktalı virgülle çevirirken, daha faydalı olabileceğim basamaklara olan arayışlarımla anlatmıştım halimi. Bugün yine yepyeni bir mertebeden bakıyor, yön vermeye çalışıyorum eğitime ve eğitimciye. Eğitim sektörüne ilişkin tüm birikimlerimizi sistematik bir yatırım/danışmanlık diline çevirmek amacıyla yapılandırdığımız ‘EduProfill’ adlı kurumumuz, hem rüştünü ispat etti hem de hedefi olan eğitim yatırımcılarının somut teveccühü ile buluştu. Sadece beş aylık kısa bir süre içerisinde biri İstanbul ve İzmir de olmak üzere iki yeni eğitim yatırımını markalaştırmayı başararak, özel eğitim sektörüne rüzgarını almış yeni yelkenliler ekledik.
 
Bir markamıza, kendi adında taşıdığı birleştirme, kaynaştırma nosyonuyla anılan ‘Füzyon Kolejleri’; diğer markamıza ise çok daha önceden gün olur alem devreder diyerek niyet koyduğumuz ‘Devr-i Alem Kolejleri‘ olarak kimlik kazandırdık. Şükürler olsun ki sözlerimiz anlam, hedeflerimiz vücut buldu.
 
Özel eğitime karşı artan yatırım rağbetinin, daha kaliteli yarınlar için birbirleri ile yarışan nice farklı kurumlara ve fikirlere ivme kazandırarak hem bizleri hem de ülkemizi yüceltmesi dileğiyle, farkında olduğunuz her bir müjdenin, binlerce şükre vesile olmasını temenni ederim.

 

Yorumlar()
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber