Ana Sayfa > Site Yazarları

DİLAY GÜNGÖRMÜŞ - admin
STRES İLE BAŞ EDEBİLME YÖNTEMLERİ
12 Aralık 2018 - 1811 okunma

Merhabalar bu haftaki yazımızda sizlerle stres ile baş edebilme yöntemlerine değinelim istedim.

Bir önceki yazımızda bizi derinlemesine etkileyen, sadece ruh sağlığımızı değil, beden sağlığımız da ele geçiren bu sinsi stresin tanımını, nasıl ortaya çıktığını ve türlerini size aktarmıştım. Şimdi de stresten nasıl korunabileceğimizi, daha mutlu ve sağlıklı bir şekilde bu süreci nasıl atlatabileceğimizden bahsedeceğim.

Öncelikle stres yaratan bir olguyla karşı karşıya kaldığınızda paniğe kapılmayın, sakin olun ve olumlu bir tutum sergilemeye çalışın. Çünkü; olumlu tutum benlik saygınızın zedelenmesini engelleyerek, stresör karşısında iyi bir savunma yapmanıza yardım eder.

Hayattaki seçimleriniz karşısında kontrolün sizde olduğunu unutmayın. Ayrıca seçimlerinizin sonuçlarını ve en kötü ihtimalleri mutlaka düşünün.

Bir şey karşısında karar vermekte zorluk çekiyorsanız, sizi en az hangi sonucun etkileyeceğini kararınızı vermeden önce iyice düşünün. Bu birisine mesaj atmak olabilir, bir yatırım yapmak olabilir, yeni bir iş değişikliği olabilir vb. her şey olabilir.

Stresörü değiştirmenin mümkün olmadığından fakat stresöre karşı bakış açımızı değiştirerek stresten en az derecede etkilenmenin mümkün olduğunu bilelim. Şöyle ki; tamamen stressiz bir hayat yaşamak mümkün değildir ama bunun zararlarını minimuma indirmek mümkündür.

Peki bunun için ne yapabiliriz?

Öncelikle neden stresli hissettiğinizi belirleyin.

Stres kaynaklarınızdan kurtulmak için yeni alternatifler keşfedin.

Bazı stres olgularının sizin dışınızda gerçekleştiğini unutmayın.

Siz ne düşünürseniz düşünün, bedeniniz ne kadar tepki verirse versin, siz o durumu değiştiremeyeceğinizi düşünüyorsanız, o an da içinde bulunduğunuz durumu kabullenmeyi ve o andan ne şekilde keyif alabileceğinizi düşünün.

 

 

Mesela, trafikte sıkışıp kaldınız acil bir toplantınız var. Bu durum karşısında elinizden bir şey gelmez. Ne yaparsanız yapın arabayı da uçuramayacağınıza göre hiçbir yapamazsınız. Bol miktarda midenize giren kramplar, başınıza giren ani ağrı, kan akışınızın hızlanması ve hatta trafikte diğer insanlara bağırmak, çağırmak, kornaya basmanın size bir faydası olmadığını hatırlayın. Ve alternatif yollar düşünün. Örneğin; arabanızı en yakın yere park edip, toplu taşımayı tercih edebilirsiniz. Toplu taşıma kullanmanın kötü bir fikir olduğunu düşünüyorsanız da açın müziğinizi, alın kahvenizi toplantınıza çalışmayı deneyin. Yani demem o ki anı değerlendirmeye çalışın.

Bu verdiğim örneği hayatınızın her alanında, bütün yaşadığınız olaylar karşısında düşünebilirsiniz. Bazı olaylar karşısında elimizden hiçbir şey gelmez, durumu kabullenmek gerekir. Kabullenin. Kabullenmediğiniz, reddettiğiniz her şey sırtınıza biraz daha yük olarak ağır gelecektir.

Stres ile nasıl mücadele edeceğim?

Öncelikle uyku düzeniniz olsun. Uykumuzu almadığımız, az ya da gereğinden fazla uyuduğumuz nokta da vücudumuz gerekli hormonları salgılamaz. Mutluluk hormonu olsun, bedenimizi yenileyecek hormonlar olsun uyku da salgılanırlar. O yüzden uyumak için kendinize fırsat tanıyın. Yatak odanızda düzen olsun. Yatak odanızın perdesini iyi seçin. Yattığınız yerin karanlık olması gerekir. Çünkü ihtiyacımız olan bazı hormonlar karanlıkta salgılanır ve bedenimiz karanlıkta daha çok dinlenerek, ertesi güne daha dinç bir şekilde hazır olur. Karanlıkta uyuyamıyorsanız gece lambaları kullanabilirsiniz. Yattığınız oda da televizyon izlemeyin. Yatak odanız sadece uyumak ve dinlenmek amaçlı olmalı. Uyumadan önce çalışmayın, ertesi günün işlerini planlamayın. Çünkü yatmadan hemen öncesinde neyle baş etmeye çalışırsanız, bedeniniz gece boyunca o şey ile boğuşmaya devam eder ve siz ertesi gün hiç uyumamışçasına yorgun kalkarsınız. Geceleri kahve, çay, kola tüketmeyin. İçerisinde kafein bulunan içecekleri uykudan önce tükettiğinizde uykuya dalmada güçlük çekersiniz. Ayrıca bedeniniz uyku evresini tam olarak tamamlayamaz. Bunun yerine uykuya dalmada kolaylık sağlayan bitki çaylarını tüketmelisiniz. ( papatya, yasemin, pasiflora vb gibi) Hayatınızda küçükte olsa spora yer verin. Spor yaparken mutluluk hormanları salgılarsınız. Spor yapmaya üşenmeyin. Spor yapmak beden sağlığına yararlı olduğu kadar ruh sağlığı açsından da çok önemlidir.

 

En azından hiçbir şekilde spor için vakit ayıramıyorsanız yürüyüş yapın. Araştırmalar yürüyüş yapmanın ruh sağlığına iyi geldiğini kanıtlamıştır. Fakat burada dikkat etmemiz gereken nokta uykudan öncesinde yapılan sporun faydadan çok zarar getirdiği kısmıdır. Buraya dikkat etmek gerekir. Uykudan 2-3 saat öncesinde yapılan spor sanılanın tersine uykunuzun gelmesine yardımcı olmaz, uykunuzu kaçırır. Beslenmenize dikkat edin. Tükettiğiniz alkol ve kafein miktarına dikkat edin. Fazla kafein kalp çarpıntıları gibi sağlık problemlerini getirebilir. Özellikle alkol tüketimi stresinizi azaltıyor gibi düşünebilirsiniz. Bu da sanılanın aksine yanlış bir algıdır. Çünkü alkol tüketimi baş etme becerinizi kısıtlar ve problemi çözmez. Problemi çözmek için onu ertelememek ve kabullenmek gerekir. Fakat alkol aldığınızda stresör değişmez, ertesi günü daha ağır bir yük ile karşınıza gelir.

Stres ile baş edebilmek istiyorsanız ilk olarak düşünce yapınızı değiştirin. Olaylara karamsar bakmayın. Size Pollyanna gibi hayalci olun demiyorum. Sadece gerçeklik çevresinde pozitif düşünün. Olayların iyi yanını görmeye çalışın. Unutmayın beyin gücü ve olumlu düşünmenin etkileri oldukça fazladır.

Daha önce yaşadığınız ve atlattığınız zor bir olayı aklınıza getirin. O size hiç geçmeyecekmiş gibi gelen, bitmez dediğiniz o en kötü gününüze gidin. Geçti değil mi? Oysa ki, hiç geçmeyecekmiş gibiydi. Bitmeyecekti. Bir daha mutlu olamayacaktın. Çok üzülmüştün, çok yaralanmıştın. Ne oldu? Unuttun bile o günü. Şimdi daha ağırını yaşıyorsun, daha yeni dertler geldi hayatına. O günü düşün ve nasıl geçtiğini hatırla. Bu günde geçip gidecek. Çünkü insan olarak her gün yeni bir şey ile karşılaşıyoruz ve yeni tecrübeler ediniyoruz. Bu yüzden eski tecrübelerinizi hatırlayın.

Stresin yükünü tek başınıza taşımayın. Yardım alın. Bu aileniz olabilir, en yakın arkadaşınız olabilir, ruh sağlığı uzmanınız olabilir, hatta bazen tanımadığınız birisi bile olabilir. Yükünüzü yeter ki paylaşın.

Hayatta kendinize zaman tanıyın. Unutmayın siz değerlisiniz. Ve siz kendinizi sevmediğiniz sürece başkasının sizi sevmesini bekleyemezsiniz. Siz kendinizi ne kadar sever, kendinize ne kadar değer verirseniz başkaları da sizi o kadar sever.

 

 

 

Ve son olarak hayatınızda nefes egzersizlerine ve meditasyona mutlaka yer verin. Çünkü doğru nefes almayı bilmiyoruz. Nefes almayı otomatik olarak yapıyoruz ve akciğerimize yeteri kadar nefes göndermiyoruz. Yeteri miktarda ve doğru olarak nefes almadığımız taktirde hücrelere gitmesi gereken oksijen miktarı gönderilemez. Bunun sonucunda da baş ağrıları, nefes darlığı gibi durumlarla karşılaşmamız olasıdır. Doğru nefes çok önemlidir. Masa başında olsun, asansör beklerken olsun 10’a kadar sayarak akciğerlerinize nefesi depolamaya çalışın.4 nefes alarak 6 nefeste bırakabilirsiniz. Daha sonrasında bu setleri 6 nefes alarak 8 nefeste vererek çoğaltabilirsiniz. Bir süre sonra rutin aldığınız oksijen miktarının değiştiğini fark edeceksiniz. Ayrıca doğru nefes ile internetten bulabileceğiniz videoları izlemenizi öneririm. Stresli bir olay yaşadığınız o an da doğru nefes alırsanız, daha sağlıklı düşünerek baş etmeniz daha kolay olacaktır.

Psikolog Dilay GÜNGÖRMÜŞ

Sorularınız ve Önerileriniz için: psikolog@dilaygungormus.com


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


DİLAY GÜNGÖRMÜŞ Diğer Yazıları

18 Eylül 2018 - STRES VE ETKİLERİ
16 Ağustos 2018 - 'ARTIK KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN'
27 Temmuz 2018 - PEDOFİLİ

 


 
 

2019 YEREL SEÇİMLERDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

AK PARTİ
CHP
MHP
İYİ PARTİ
SP
HDP
DİĞER

Sonuçlar
Üye Girişi
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo Canlı Yayın
Sayfalar
Anasayfa | Künye | Gazeteler
CH
UA-107511990-1