Ana Sayfa > Site Yazarları

SONGÜL SOYDAN - admin
SANAT EĞİTİMİ DEĞİL, ESTETİK DUYARLILIK EĞİTİMİNİN GEREKLİLİĞİ
22 Kasım 2017 - 32 okunma


Sanat kavramına yabancı olanların yüzlerinde bir alaycı tavır görebilirsiniz. Bu, aslında değişime direnen, farklı olana karşı duran bir yapının sonucudur. Çünkü insan bilmediğinden korkar. Küçümseme de bu refleksin bir sonucudur. Peki neden anlamlandıramadığımız bir çok şeye pis, kötü deme akışkanlığı içerisindeyiz? Araştırmak, öğrenmeye çalışmak yerine, anlayamıyorsam iyi bir şey değildir demek kolay geliyor sanırım. Belki de anlamak için gereken gayret ve çaba zorluğunun yanında uzak durma kolaycılığına kaçmak. 
İşte tam da burada sanat eğitiminden bahsetmek istiyorum. Şöyle klişeleşmiş cümleleri siz de çok duymuşsunuzdur: Türkiye'de sanata gereken değer verilmiyor, sanat hakettiği yerde değil ! 
O yer neresi bilen yok. Sergi salonları boş ! Çoğu, dostlar alış-verişte görsün kabilinden bir gösterişçilikle kokteyllerle daha çok ilgili. 
Sanatın hemen tüm alanları için geçerli olan bir bilgisizlik çağı yaşıyoruz. Bu bilgisizlik giderek, kişilikte kabalık, her alanda ciddi bir zevksizlik halinde kendini gösteriyor.
Herkesin hatırlayacağı gibi okullarda  resim iş ,müzik derslerinde yetenekliler ve  yeteneksizler diye öğrenciler iki gruba ayrılır. Siz hangi gruptaydınız bilmiyorum ama şimdilerde yeteneksiz olduğuna inandırılmış bir çok kişiyle karşılaşıyorum. Hep aynı replik geçiyor aramızda. Büyük bir gıpta ve içten 
bir gülümseme ile ;
-  Aaa ressam mısınız, ne kadar güzel. Ben çöp adam bile çizemem. 
Evet çizebilecek olsan bile, yıllar öncesinden beynine zorla kazınmış sözler sana izin vermez. (Tıpkı benim beynime kodlanan , sayılarla  aran asla iyi olamaz kızım ! Resim, müzik, beden.. gerisi senin harcın değil denmesi gibi)
Sözelci, sayısalcı gibi öyle kısıtlamalar getirmişiz ki, sanat, abdestsiz elimize almanın  yasak olduğuna inandırılmış Kuran gibi rafta kalmış. Aramıza ulaşamayacağımıza inandığımız bir mesafe konulmuş.
Burda önemli nokta şudur. Sanat eğitimi herkesi  sanatçı yapmak amacında değildir. Bu eğitimin ressam, heykeltıraş, piyanist ,oyuncu ,yönetmen kısacası sanatçı  yapmak gibi kesin  bir amacı yoktur.
Tıpkı bilime  dayalı derslerin herkesi  bilim adamı yapma amacı olmadığı gibi. 
Toplumun sanatçıdan çok sanatı anlayan , sanat eserini okuyabilen ,sanat tarihini bilen, tarihi  bir yapıyı bu bilinçle gezen ve inceleyen insanlara ihtiyacı var !
Kaliteli resmi, kaliteli müziği, kaliteli mimariyi, peyzajı , karşısına çıkan tüm sanatsal dokunuşları hissedebilen bir birey, gelişmeye başlamış ince zevkleriyle sanatsal tercihlere yönelerek kişiliğini yansıtacaktır. Çağı yakalamak, geçmişi anlayabilmek sanatla kültürle olabilir ancak !
Eskilerin bedii zevkler dediği insanı hayatın içinde olgunlaştıran bir birikim sağlamaktır esas olan. 
Bu birikim her anlamda insanın yaşamını derinleştiren, incelten, kişiliğini de kabalıklardan törpüleyen bir birikimdir.
Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi ; 
“ Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir” Sanat için de geçerlidir bu sözler.
Ülkemizde sanat eğitimine gereken önemin verilmesini beklemek yerine gelin çocuklarımızı, ailemizi , arkadaşlarımızı  biz yönlendirelim.
Sergiler, bienaller, festivaller yalnızca elit bir kitlenin hizmetine sunulmuş değil. Hatta bu anlamda çok güzel  imkanların  olduğu bir ayın içindeyiz.
1982 yılından bu yana ülkemizde Mayıs ayı  18-24 tarihleri  Müzecilik haftası olarak kutlanıyor. Müzeciliğin tanıtılması  amacıyla Unesco  tarafından ilan edilen ve  bu yıl 11.si kutlanacak olan “Müzecilik haftası “kapsamında  müzeler ücretsiz olarak gezilebilecek !
Tüm sanatseverlere bu fırsatı kaçırmamalarını öneriyorum ! 
Müzeler sanat kültürünün yaşayan hazineleridir. Çünkü zamanın her türlü yıkıcılığına ve acımasızlığına karşı durmuş eserler vardır orada. Bu anlamda oradaki bir eser, bin sözden daha etkilidir ve müzeler sanat eğitiminin en güçlü mekanlarıdır.
 

 

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


SONGÜL SOYDAN Diğer Yazıları

Üye Girişi
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo Canlı Yayın
 
 
       
Facebook Beğen
Sayfalar
Anasayfa | Künye | Gazeteler
CH
UA-107511990-1